BİLGİ’de Yapay Zekâ Öğrenimi Sahaya İndi

BİLGİ’de Yapay Zekâ Öğrenimi Sahaya İndi
A+
A-

27 Ekim 2026

İstanbul Bilgi Üniversitesi, AfterFAANG ortaklığıyla Türkiye’de ilk kez düzenlenen uygulamalı Yapay Zekâ Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleştirilen zirvede yapay zekânın iş dünyası, eğitim, iletişim ve yaratıcı üretim alanlarındaki etkileri ele alındı.

Haber Detay

Gün boyunca düzenlenen 12 uygulamalı atölyede katılımcılar; iş süreçlerini otomatikleştirme, yapay zekâ asistanları oluşturma, tasarım ve oyun geliştirme, dijital görünürlük ve e-ticarette büyüme gibi konularda çalışmalar gerçekleştirdi.

Zirvenin açılış konuşmalarını BİLGİ İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Başak Uçanok Tan, BİLGİ İletişim Tasarımı ve Yönetimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Seray Öney Doğanyiğit ve AfterFAANG Kurucusu Serhat Bıçakçı yaptı.

Bıçakçı, yapay zekâ alanındaki hızlı değişimin yeni beceriler kazanmayı ve farklı disiplinlerden beslenmeyi önemli hâle getirdiğini belirtti. Üniversitelerin bu süreçteki rolüne dikkat çeken Bıçakçı, “Gelecekte yalnızca tek bir alanı bilen insanlar değil, farklı disiplinlerden edindikleri bilgileri bir araya getirebilen kişiler daha fazla fark yaratacak. Tarih, felsefe, sosyoloji ve psikoloji gibi alanlardan edindiğimiz bilgileri kendi uzmanlık alanımızla birleştirebilmek önemli. Bu nedenle üniversitelerin çok yönlü bir eğitim sunması her zamankinden daha değerli.” dedi.

Bıçakçı, yapay zekâ araçları ve kullanım yöntemleri hızla değişirken değişime uyum sağlamanın, öğrenmeye devam etmenin ve yeni bilgileri farklı alanlarla ilişkilendirmenin önemini de vurguladı.

Yapay zekâ ile iş süreçlerini kolaylaştırırken insanı merkeze almak

Profesyonel koç, eğitmen ve konuşmacı Bediz Kılıçkını, yapay zekânın tekrarlayan ve zaman alan görevleri üstlenmesinin insanlara kendilerini geliştirmek ve daha nitelikli işler üretmek için alan açabileceğini söyledi. Kılıçkını, “Yapay zekâ, uzun saatlerimizi alan birçok işi çok daha kısa sürede gerçekleştirebiliyor. Bu nedenle asıl soru, bu işler kolaylaştığında bizim ne yapacağımız. Kendimizi geliştirmeye, iletişim becerilerimize ve fark yaratan işler üretmeye daha fazla zaman ayırmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Yapay zekâ ile üretimde strateji ve özgünlük

Aimai Studios Kurucusu ve AI Film Yapımcısı Deniz Türkeri, kurumların yeni araçları yalnızca denemek için kullanmak yerine öncelikle çözmek istedikleri problemi belirlemeleri gerektiğini söyledi. Yapay zekâ destekli içerik üretiminde markaların kendilerine özgü dilini ve kimliğini korumasının önemine değinen Türkeri, “Önemli olan hangi aracı kullanacağımızdan önce neye ihtiyaç duyduğumuzu ve hangi problemi çözmek istediğimizi belirlemek. Yapay zekâ içerik üretimini kolaylaştırıyor; ancak bu süreçte markanın kendi sesini ve kimliğini korumak gerekiyor. Herkes benzer araçları kullandığında ortaya çıkan içeriklerin birbirine benzemesi mümkün. Farkı yaratan, insanın hayal gücü ve markanın kendine özgü yaklaşımı.” dedi.

“Teknoloji hızla değişirken süreçleri yeniden tasarlamak gerekiyor”

Teknoloji ve Yapay Zekâ Danışmanı Erkan Ceran, araçlara erişimin tek başına dönüşüm için yeterli olmadığını belirtti. Ceran, kurumların iş süreçlerini, yetkilendirme yapılarını ve veri güvenliği ilkelerini de gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı.

Ceran, “Gerçek dönüşüm, mevcut süreçleri yeni araçlarla aynı şekilde sürdürmekten değil, bu süreçleri yeniden tasarlamaktan geçiyor. Yapay zekâ araçları değişmeye devam edecek; bu nedenle önemli olan yalnızca bugünün araçlarını kullanmak değil, bu araçları doğru yönlendirecek sistemi kurabilmek.” ifadelerini kullandı.

BİLGİ İletişim Tasarımı ve Yönetimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Seray Öney Doğanyiğit, yapay zekânın çalışma hayatındaki iş yükünü hafifletme ve insanların zamanını daha verimli kullanmasına katkı sunma potansiyeline dikkat çekti. Doğanyiğit, “Yapay zekâ uygulamalarının insanların hayatını biraz daha kolaylaştırabileceğini ve streslerini azaltabileceğini düşünüyorum. Burada önemli olan, bu olanaklardan yararlanırken insanı ve ihtiyaçlarını merkeze alan bir yaklaşımı korumak.” dedi.

Uygulamaya dayalı öğrenme deneyimi

Atölyelerde katılımcılar; iş süreçlerini otomatikleştirme, kişisel yapay zekâ asistanları oluşturma, oyun geliştirme, e-ticarette büyüme, dijital liderlik, iletişim tarzları ve ileri seviye tasarım gibi alanlarda yapay zekâ araçlarını deneyimledi. Farklı disiplinlerden katılımcıları ve uzmanları bir araya getiren zirvede, yapay zekânın çalışma biçimlerini, yaratıcılığı, öğrenmeyi ve insanın teknolojiyle ilişkisini yeniden şekillendiren bir dönüşüm alanı olduğu vurgulandı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında

İstanbul Bilgi Üniversitesi, 1996 yılında “Okul için değil, yaşam için öğrenmeli” mottosuyla Türkiye’de üniversite yaşamına yeni bir soluk getirmek amacıyla kuruldu. Üniversitenin bugün 20.000’e yakın öğrencisi ve 80.000’i aşkın mezunu bulunuyor.

Üniversite; Hukuk, İletişim, İşletme, Mimarlık, Mühendislik ve Doğa Bilimleri, Uygulamalı Bilimler, Sağlık Bilimleri ile Sosyal ve Beşerî Bilimler fakültelerinin yanı sıra Bilişim Teknolojisi Yüksekokulu, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Meslek Yüksekokulu, Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Avrupa Birliği Enstitüsü ve Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü çatısı altında 150’yi aşkın önlisans, lisans ve lisansüstü program sunuyor. Üniversitenin İstanbul’un merkezinde santralistanbul, Dolapdere ve Kuştepe olmak üzere üç kampüsü bulunuyor.

AfterFAANG hakkında

AfterFAANG, Serhat Bıçakçı tarafından kurulan ve dijital büyüme ile yapay zekâ dönüşümü alanlarında faaliyet gösteren bir stratejik danışmanlık ve büyüme şirketidir. Şirket; dijital pazarlama, e-ticaret, lider iletişimi, yapay zekâ çözümleri ve kurumsal eğitim alanlarında hizmet sunuyor.

Veri odaklı stratejileri yenilikçi teknolojilerle bir araya getiren AfterFAANG, markaların sürdürülebilir büyümesine katkı sağlıyor. Şirket, kurumların dijital dönüşüm süreçlerini destekleyen eğitimler, uygulamalı atölyeler ve danışmanlık programları yürütüyor.