DT Cloud Türkiye Dijital Altyapısında Güçlü Yerli Çözüm

DT Cloud Türkiye Dijital Altyapısında Güçlü Yerli Çözüm
A+
A-

Finans, enerji, haberleşme ve kamu hizmetlerinde bulut seçimi, kritik operasyonların kriz anında sürdürülebilmesini doğrudan etkiliyor. Altyapıların normal koşullardaki performansıyla birlikte kesinti senaryolarındaki dayanıklılığının da sınanması gerekiyor.

DT Cloud CCO’su Orkan Aytulun, “Kurumlar, bağlantıya veya yönetim sistemlerine erişim kesildiğinde hangi hizmetleri ne kadar süre sürdürebileceklerini, nasıl müdahale edeceklerini ve operasyonu ne kadar sürede toparlayabileceklerini bulut seçimi aşamasında bilmeli” diyor.

Dijital Hizmet Kesintilerinin Etkisi

Dijital hizmet kesintileri, günlük hayatta tamamlanamayan ödemelerden enerji tesislerinde operasyon verilerine erişilememesine veya kamu hizmetlerinde aksayan başvurulara kadar çeşitli aksaklıklara yol açabiliyor. Kritik altyapılarda yaşanan bir aksama, hizmeti sunan kurumla birlikte ona bağlı işletmeleri ve vatandaşları da etkiliyor.

Bulut altyapısı seçiminde verilen kararlar, kurumların kriz anında hizmet sunmaya devam edip edemeyeceğini doğrudan etkiliyor.

DT Cloud’un Yaklaşımı

Dijital Türkiye’nin Yerli Bulutu DT Cloud, kritik altyapılar için bulut altyapıları değerlendirilirken hizmetin olağan işleyişinin yanı sıra bağlantı, veri merkezi ve yönetim katmanı kaybı gibi senaryoların da hesaba katılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Kurumlar, hangi işlevlerin çalışmayı sürdüreceğini, müdahale yetkisinin kimde olacağını ve hizmetin ne kadar sürede toparlanabileceğini seçim aşamasında somutlaştırmalı. Ancak bu şekilde süreklilik ihtiyaçlarına uygun bulut mimarilerine sahip olabilirler.

Hizmetlerin Önceliklendirilmesi

Kritik hizmetler işleten bir kurumun bütün uygulamaları aynı kesinti toleransına sahip değil. Anlık işlem yürüten bir sistemle geçmiş veriler üzerinden rapor hazırlayan bir uygulama farklı süreklilik koşulları gerektiriyor.

Hangi hizmetin durmasının ne sonuç doğuracağı, ne kadar sürede yeniden devreye alınması gerektiği ve kabul edilebilir veri kaybı altyapı seçiminin başlangıç noktasını oluşturuyor.

DT Cloud CCO’su Orkan Aytulun, “Bulut altyapısı seçerken önce kurumun hangi hizmetlerinin duramayacağını belirlemeliyiz. Hangi işlevlerin sınırlı kapasiteyle sürdürülebileceği, hangilerinin geçici olarak bekleyebileceği de aynı açıklıkla tanımlanmalı.

Bu kararlar verilmeden satın alınan kapasitenin kriz anındaki ihtiyacı karşılayacağı varsayılamaz. Kurumlar, bağlantıya veya yönetim sistemlerine erişim kesildiğinde hangi hizmetleri ne kadar süre sürdürebileceklerini, nasıl müdahale edeceklerini ve operasyonu ne kadar sürede toparlayabileceklerini bulut seçimi aşamasında bilmeli” diyor.

Genel Bulut, Özel Bulut ve Edge Çözümleri

Bu değerlendirme, genel bulut, kuruma özel bulut ve sınır bilişim (edge) çözümlerinin birlikte kullanılmasına zemin hazırlıyor.

Edge, çok şubeli veya farklı lokasyonlarda faaliyet gösteren kurumlarda veriyi kaynağına yakın işleyerek gecikmeyi azaltıyor. Uygun mimariyle bağlantı kesintilerinde kritik yerel işlevlerin sürdürülmesine katkı sağlıyor.

Egemenlik gereksinimleri de bu ortamların yönetim yetkisi, hukuki çerçevesi ve dış bağımlılıkları üzerinden ele alınıyor.

Sunucular ve Müdahale Kabiliyeti

Süreklilik değerlendirmesinde fiziksel altyapının yanında onu yöneten servislerin de incelenmesi gerekiyor.

Sunucular çalışmayı sürdürürken kimlik servislerine veya kontrol düzlemine erişimin kaybedilmesi, kurumun kritik müdahalelerini sınırlayabiliyor. Mevcut uygulamaların çalışması; ihtiyaç halinde kapasitenin artırılabileceği, yeni kaynak oluşturulabileceği veya erişim yetkilerinin değiştirilebileceği anlamına gelmiyor.

Bu nedenle sağlayıcının dış bağlantısı ya da bağlı olduğu merkezi hizmetler kullanılamadığında hangi yönetim işlevlerinin sürdürülebildiği açıkça tanımlanmalı.

Güvenlik politikalarının uygulanması ve arızalı bileşenlerin yeniden devreye alınması gibi işlemler de bu kapsamda değerlendirilmeli.

Müdahaleyi gerçekleştirecek ekiplerin nerede bulunduğu, hangi yetkilere sahip olduğu ve sorumluluğun kurumla sağlayıcı arasında nasıl paylaşıldığı da teknik mimari kadar önem taşıyor.

Yedekleme, Toparlanma ve Sağlayıcı Değişimi

Verilerin yedeklenmesi, bir hizmetin hedeflenen sürede yeniden çalıştırılabileceğini tek başına garanti edemez.

Uygulamaların, verilerin, erişim yetkilerinin ve bağlantıların birlikte devreye alınabildiği kurtarma senaryoları düzenli olarak test edilmeli. Bu testler, hizmetin hangi kapasiteyle ve ne kadar sürede geri döndüğünü ortaya koymalı.

Veri merkezi kaybı ile yönetim katmanına erişimin kesilmesi farklı hazırlıklar gerektirdiğinden, tek bir kurtarma senaryosuyla yetinilmemeli.

Kurumun gerektiğinde sağlayıcı değiştirebilmesi de bulut seçiminin önemli ölçütleri arasında yer alıyor.

Veriyi dışarı aktarma imkanına, uygulamaları başka bir ortamda çalıştırabilme kabiliyeti eşlik etmeli. Geçiş için gereken teknik uyarlamalar, süre, maliyet, lisans koşulları ve uzmanlık ihtiyacı önceden değerlendirilmeli.

Böylece kurum, teknoloji tercihlerini değiştirmek istediğinde sahip olduğu hareket alanını görebiliyor.

Bu hazırlığın denetlenebilir olması için uygulama verisinin yanı sıra yedeklerin, sistem kayıtlarının, meta verilerin ve şifreleme anahtarlarının nerede bulunduğu da bilinmeli.

Erişim yetkileri, sağlayıcının tabi olduğu hukuki çerçeve ve kullandığı kritik alt hizmetler değerlendirmeye dahil edilmeli.

Mimariyle birlikte sözleşmelerdeki sorumlulukların ve hizmet taahhütlerinin incelenmesi, olası boşlukların hizmet başlamadan görülmesini sağlıyor.

DT Cloud’un Yerli Kontrol Düzlemi ve Operasyon Kabiliyeti

DT Cloud, Türkiye’nin dört stratejik bölgesindeki veri merkezlerini yerli kontrol düzlemi ve ülke içindeki operasyon kabiliyetiyle bir araya getiriyor.

Over-Cloud yönetim katmanındaki yerli kontrol düzlemi, platformun yerel olarak yönetilmesini ve gerektiğinde müdahale edilmesini sağlıyor.

Under-Cloud altyapı ara katmanı ise farklı üretici ve teknolojilerin ortak bir platform üzerinden yönetilmesine imkan vererek kurumların teknoloji bağımlılığını azaltıyor.

Şirketin edge çözümleri, yedekleme ve Felaket Kurtarma Merkezi (FKM) hizmetleriyle birlikte ele alınarak şube ve sahalardaki yerel işleyişten merkezi sistemlerin toparlanmasına uzanan süreklilik planlarını destekliyor.

Merkezi sistem kayıtları ve izleme araçları ise farklı lokasyonlardaki operasyonların görünürlüğünü ve denetlenebilirliğini güçlendiriyor.

Kritik hizmetlerin sürekliliğinin kurumla sağlayıcının ortak hazırlığına dayandığını vurgulayan Orkan Aytulun, “DT Cloud olarak yerli kontrol düzlemimizi, yerel operasyon kabiliyetimizi ve farklı teknolojilerle çalışabilen mimarimizi kurumların karar ve müdahale yetkisini korumak için bir araya getiriyoruz.

GPU tarafında en yoğun talebi yapay zeka projelerinden alıyoruz. Mevcut GPU kapasitemizle, büyük dil modelleri (LLM) dahil yapay zeka uygulamaları için müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu yüksek işlem gücünü sağlıyoruz” diyor.