Türkiye’den İklim Direncine Çarpıcı Örnek Çalışma
Vodafone Grubu, telekomünikasyon altyapısının iklim uyumu ve dayanıklılık alanındaki etkisine dikkat çeken yeni bir rapor yayınladı. Raporda, iklim değişikliğine bağlı afetlerin sıklık ve etkilerinin arttığı bir dönemde, bağlantı hizmetlerinin ve dijital teknolojilerin toplumsal dayanıklılığın sağlanmasında oynadığı kritik rol vaka çalışmalarıyla ortaya konuyor. Vodafone Türkiye de bağlantı altyapısının iklim risklerine karşı güçlendirilmesine yönelik bir çalışmayla raporda yer alıyor.
Yeni Raporun İçeriği ve Önemi
29 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan raporda, Vodafone Grubu Avrupa ve Afrika’daki deneyimlerinden yararlanarak bağlantının iklim direnci açısından hayati bir destek olduğunu vurguladı. “Bağlantı, İklim Dayanıklılığı İçin Bir Yaşam Hattı: Kesintiye Uğramış Bir Dünyada İklim Direncini Sağlamak” başlıklı rapor, aşırı hava olaylarının sıklığı, şiddeti ve yol açtığı tahribatın artmasıyla birlikte bağlantının iklim direnci için kritik bir altyapı haline geldiğini belirtiyor.

Raporda, erken uyarı sistemleri ve şebeke hazırlığından acil durum müdahalesi, dijital yardım ve uzun vadeli toparlanmaya kadar mobil şebekelerin ve dijital hizmetlerin iklim direncini nasıl desteklediği detaylandırılıyor. Dört aşamalı “Öngör, hazırlan, müdahale et ve toparlan” yaklaşımı raporda öne çıkarılıyor. Vodafone’un faaliyet gösterdiği pazarlarda iklim dayanıklılığını destekleyen bağlantının gerçek hayattan örnekleri de sunuluyor.
COP31 Öncesi Küresel Gündeme Katkı
Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde yayımlanan rapor, iklim değişikliğine karşı dirençli şehirler ve altyapılar oluşturulmasına yönelik küresel gündeme katkı sağlıyor. COP31’in öne çıkan aksiyon gündemlerinden biri olan dirençli altyapı yaklaşımı; enerji, ulaşım ve iletişim gibi kritik sistemlerin aşırı hava olayları ve uzun vadeli iklim riskleri karşısında kesintisiz çalışmasını hedefliyor.
Vodafone’un raporunda yer verilen örnekler, bağlantı altyapısının iklim dayanıklılığındaki rolünü ortaya koyuyor. Mobil şebekeler, erken uyarı sistemlerinden afet müdahalesine kadar şehirlerin ve toplumların dayanıklılığını destekleyen hayati bir unsur olarak gösteriliyor.
Vodafone Grubu Dış İlişkiler Direktörü’nün Açıklamaları
Vodafone Grubu Dış İlişkiler ve Kurumsal İlişkiler Direktörü Joakim Reiter, iklim kaynaklı afetlerin daha sık ve şiddetli hale geldiğini belirtti. Bağlantı kesintisi yaşandığında uyarıların insanlara ulaşamayacağını, acil durum hizmetlerinin koordinasyonunun zorlaşacağını ve toplulukların en çok desteğe ihtiyaç duydukları anda dış dünyadan kopabileceğini vurguladı.
Reiter, bağlantının artık dayanıklılık açısından kritik bir altyapı olduğunu ve iklim şokları yaşanmadan önce bu altyapının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Böylece diğer sistemler baskı altında kaldığında insanlar, hizmetler ve ekonomilerin bağlantılı kalabileceğini ifade etti.
Aşırı Hava Olaylarının Etkisi
Son yıllarda önemli ölçüde artan aşırı hava olayları dünya genelinde 1,6 milyar insanı etkiledi ve yalnızca son 10 yılda 2 trilyon ABD dolarından fazla ekonomik kayba yol açtı. Bulgular, bağlantının bir aksaklık ile felaket arasındaki ya da hızlı toparlanma ile uzun süreli kriz arasındaki farkı belirleyebileceğini gösteriyor.
İklim şokları yaşandığında iletişim kurma, uyarıları alma, hizmetlere erişme ve para transferi yapma yeteneği, kamu güvenliği, acil durum koordinasyonu ve toplumsal dayanıklılık açısından hayati önem taşıyor. Rapora göre, mobil şebekeler risklerin öngörülmesine, temel hizmetlerin devamlılığının sağlanmasına, acil durum müdahalesinin mümkün kılınmasına ve toparlanmanın desteklenmesine yardımcı oluyor.
Erken Uyarı Sistemlerinin Önemi
Rapora göre, erken uyarı sistemleri tehlikelerin ortaya çıkmasının ardından ilk 24 saat içinde devreye girdiğinde, oluşabilecek zararları yüzde 30’a kadar azaltma potansiyeline sahip. Ancak bu etkinin sağlanabilmesi için uyarıların toplumun geniş kesimlerine hızlı ve kesintisiz şekilde ulaştırılması kritik önem taşıyor.
Dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri, %95’inin mobil genişbant şebekelerine erişimi ve %80’e yakınının cep telefonu sahibi olmasına rağmen erken uyarı sistemlerinin koruması altında bulunmuyor. Elektrik kesintileri şebeke dayanıklılığı açısından hâlâ büyük bir risk oluşturuyor. Birleşik Krallık’ta bildirilen telekomünikasyon şebekesi olaylarının yaklaşık %25’i elektrik kesintileriyle bağlantılı.
Her 5 ülkeden 2’si Ulusal Acil Durum Telekomünikasyon Planı oluşturmadı. Bu durum kriz hazırlığı ve koordinasyonunda boşluklar yaratıyor. Küresel iklim finansmanının %10’undan azı yerel düzeydeki iklim faaliyetlerine ulaşıyor. Bu durum, mobil para, dijital kuponlar ve dijital ödemelerin desteğin doğrudan topluluklara ulaştırılmasında oynayabileceği rolü vurguluyor.
Politika Yapıcılar İçin Öneriler
Vodafone, iklim şokları öncesinde, sırasında ve sonrasında bağlantının bir yaşam hattı olmaya devam etmesini sağlamak için hükümetlerin, düzenleyici kurumların, sektör ortaklarının ve insani yardım kuruluşlarının birlikte çalışması çağrısında bulunuyor.
Raporda, dayanıklılığa yönelik yatırımların önünün açılması, gelişmekte olan teknolojilerin yaygınlaştırılması, afet müdahalesinin koordine edilmesi ve dijital finansın uyum önlemlerine dahil edilmesi konularına öncelik verilmesi öneriliyor.
Türkiye’den Örnek Çalışma
Rapora göre, kuraklık, su stresi, ani su baskınları ve sel Türkiye’nin en yaygın iklim riskleri arasında yer alıyor. Artan sıcaklıklar, değişen yağış düzenleri, kentleşme ve altyapı üzerindeki baskılar bu riskleri daha da şiddetlendirebilir.
Temmuz 2025’te İç Anadolu’da yapılan belediye peyzaj ve yol yükseltme çalışmaları sonucu kritik öneme sahip bir Vodafone tesisi yeni yol seviyesinin önemli ölçüde altında kaldı. Tesis, 8 saat süren kesintisiz canlı operasyon boyunca herhangi bir hizmet kesintisi yaşamadan, çelik bir platform ve geçici destekler kullanılarak iki metre yükseltildi.
Böylece Vodafone, selin daha geniş çaplı kesintilere yol açmadan önce kritik bir merkezi koruyarak, aşırı hava koşullarının altyapıyı zorladığı durumlarda insanların, işletmelerin ve temel hizmetlerin güvendiği şebeke kapasitesini korumaya yardımcı oldu.
Vodafone Grubu Hakkında
Vodafone, Avrupa ve Afrika’nın önde gelen telekomünikasyon şirketlerinden biridir. 15 ülkede işlettiği şebekelerin yanı sıra 4 ayrı ülkede yatırımları ve 40’tan fazla ülkedeki ortaklıkları ile toplamda 370 milyona yaklaşan müşteriye mobil ve sabit iletişim hizmetleri sunuyor.
İnternetin omurgasını oluşturan 70’i aşkın denizaltı kablo sisteminde kapasiteye sahip olan Vodafone, kapsama alanı dışında kalan bölgelere bağlantı sağlamaya yönelik yeni bir doğrudan mobil uydu iletişim hizmeti geliştiriyor.
Vodafone, dünya genelinde 240 milyonu aşkın IoT bağlantısıyla dünyanın en büyük IoT platformlarından birini işletiyor. Ayrıca, 7 Afrika ülkesinde yaklaşık 103 milyon müşteriye finansal hizmetler sağlayarak diğer tüm hizmet sağlayıcılardan daha fazla işlem gerçekleştiriyor.
Amaçları, deniz tabanından gökyüzüne kadar her yerde sundukları teknolojilerle herkesi bağlantıda tutmaktır.