GBA Bilişim Kurumsal Yapay Zekâda Yeni Dönemi İşaret Etti
GBA Bilişim Kurucu Ortağı A. Barkın Gündoğdu, gelişen yapay zekâ ekosisteminde kurumların altyapı dayanıklılığına odaklanması gerektiğini belirtti. Gündoğdu, Gartner’ın Temmuz ve Eylül 2026 raporlarına göre veri merkezi harcamalarının 822 milyar dolara, yapay zekâ harcamalarının ise 2,7 trilyon dolara ulaşacağını ifade etti.
Kurumlarda büyümenin yeni sorumlulukları beraberinde getirdiğini vurgulayan Gündoğdu, veriyi saklamanın iş sürekliliği için tek başına yeterli olmadığını söyledi. Veri güvenliğiyle iş sürekliliğinin birbirini tamamladığına dikkat çeken Gündoğdu, olası bir kesintinin ardından operasyonların ne kadar hızlı ve güvenli biçimde sürdürülebileceğinin önem taşıdığını belirtti.
İş sürekliliği planlamasında operasyonel gereksinimler öne çıkıyor
Kamu ve özel sektörde 25 yılı aşan sektörel deneyime sahip olduğunu belirten Gündoğdu, kurumların veri güvenliği ve iş sürekliliği yatırımlarında dönüşüm yaşandığını ifade etti. Kurumların yedekleme, felaket kurtarma ve iş sürekliliği mimarilerini oluştururken teknolojik kapasitenin yanı sıra operasyonel gereksinimleri de dikkate alması gerektiğini söyledi.
Gündoğdu, iş sürekliliği planlamasında RPO ve RTO gibi kavramların kritik önem taşıdığını belirtti. Kurumların hangi noktadaki veriye geri dönebileceğini ve sistemlerini ne kadar sürede yeniden çalıştırabileceğini önceden belirlemesi gerektiğini kaydeden Gündoğdu, bu süreçlerin düzenli olarak test edilerek sürdürülebilir ve ölçülebilir hâle getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Gündoğdu, yaşanan bir kesintinin yalnızca teknik bir problem olmadığını; mali kayıp, operasyonel aksama ve itibar riski anlamına da geldiğini söyledi.
Yapay zekâ yatırımlarında altyapı ve yönetişim
Yapay zekâ yatırımlarının veri merkezi kapasitesi, enerji gereksinimleri ve kurumsal altyapılar üzerindeki etkisine dikkat çeken Gündoğdu, bu yatırımların bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla kurumların işlem kapasitesi, veri yönetimi ve entegrasyon ihtiyaçlarının da büyüdüğünü ifade etti.
Gündoğdu, yalnızca daha güçlü sunuculara veya daha büyük modellere yatırım yapmanın yeterli olmadığını söyledi. Bu sistemlerin güvenli, erişilebilir, yönetilebilir ve kesintilere dayanıklı olması gerektiğini belirten Gündoğdu, yapay zekâ yatırımlarının başarısının arkasındaki altyapının ve yönetişim mekanizmalarının olgunluğuyla doğrudan ilişkili olduğunu kaydetti.
Agentic AI ile bilgi kontrollü aksiyona dönüşüyor
Kurumsal yapay zekâ teknolojilerinin yeni bir aşamaya geçtiğini belirten Gündoğdu, özellikle Agentic AI yaklaşımının iş süreçlerinde önemli değişiklikler yaratacağını söyledi. Yapay zekânın bugüne kadar çoğunlukla sorulara yanıt veren, bilgiye erişimi kolaylaştıran veya içerik üreten sistemler olarak değerlendirildiğini belirten Gündoğdu, Agentic AI ile sistemlerin belirli hedefler doğrultusunda süreçleri analiz edebildiğini, kurumsal uygulamalarla etkileşime geçebildiğini ve tanımlanan yetkiler çerçevesinde aksiyon başlatabildiğini ifade etti.
Bu dönüşümde insan unsurunun önemini koruduğunu vurgulayan Gündoğdu, yapay zekânın amacının insanı iş süreçlerinden çıkarmak değil, çalışanların zamanını daha yüksek katma değerli alanlara yönlendirmek olması gerektiğini söyledi. Tekrarlayan ve operasyonel yoğunluğu yüksek süreçlerde yapay zekâdan yararlanırken kritik karar noktalarında insan gözetiminin ve onay mekanizmalarının korunması gerektiğini belirten Gündoğdu, kurumsal dünyada gerçek değer yaratacak yaklaşımın kontrollü otonomi olduğunu ifade etti.
Kurumsal yapay zekânın temelinde orkestrasyon bulunuyor
Yapay zekâ sistemlerinin kurumsal yapılara entegrasyonunun yalnızca büyük dil modelleriyle çözülemeyeceğini belirten Gündoğdu, orkestrasyon katmanlarının önemine dikkat çekti. Kurumlarda ERP, CRM, BT yönetim sistemleri, veri tabanları ve farklı uygulamalardan oluşan karmaşık teknoloji ekosistemleri bulunduğunu söyledi.
Yapay zekânın gerçek iş değeri üretebilmesi için bu sistemlerle güvenli biçimde etkileşime geçmesi gerektiğini ifade eden Gündoğdu, farklı teknolojileri doğru bir mimari içinde birlikte çalıştırmanın önemini vurguladı. Veri kaynaklarını, kurumsal uygulamaları, yapay zekâ ajanlarını ve insan onay mekanizmalarını bir araya getiren orkestrasyon katmanlarının kritik rol oynadığını belirtti.
Gündoğdu, yetkilendirme, izlenebilirlik ve denetlenebilirliğin bu mimarinin ayrılmaz parçaları olması gerektiğini kaydetti.
GBA Bilişim’in öncelikli pazar hedefi Birleşik Krallık
GBA Bilişim’in gelecek hedeflerine ilişkin bilgi veren Gündoğdu, Türkiye’de edindikleri kurumsal teknoloji ve entegrasyon deneyimini daha geniş bir coğrafyaya taşımayı hedeflediklerini söyledi. Birleşik Krallık’ın uluslararası büyüme stratejilerinde öncelikli değerlendirdikleri pazarlardan biri olduğunu belirtti.
Gündoğdu, amaçlarının yalnızca yeni pazarlarda faaliyet göstermek olmadığını; Türkiye’de geliştirdikleri teknik yetkinliği ve saha deneyimini uluslararası ölçekte değer üreten bir yapıya dönüştürmeyi hedeflediklerini ifade etti.