Kapadokya Üniversitesi: Yapay Zekâda Kâr Kime?

Kapadokya Üniversitesi: Yapay Zekâda Kâr Kime?
A+
A-

Ürgüp, 23 Ekim 2026

Kapadokya Üniversitesi öncülüğünde düzenlenen 3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması’nda konuşan araştırmacı Bekir Ağırdır, yapay zekânın toplumsal boyutuna dikkat çekti. Ağırdır; verimlilik artışının kazanımlarının nasıl paylaşılacağını, teknolojinin birkaç büyük şirketin elinde toplanmasını ve KOBİ’lerle büyük şirketler arasındaki makasın açılmasını tartışmaya açtı.

Buluşmanın ilk gününde konuşan Ağırdır, meseleye toplumun gözünden baktığını belirtti: “Yapay zekâ sokaktaki herhangi birinin hayatına, yaşam kalitesine nasıl değecek? Benim ilgilendiğim taraf bu. Geleceğimizi belirleyecek olan yapay zekâ değil; yapay zekâya dair hepimizin vereceği kararlar ve tercihler.”

Kurtarılan 3 saat kimin?

Yapay zekâ kullanımıyla sağlanan verimlilik örneklerine değinen Ağırdır, konuya farklı bir açıdan da bakılması gerektiğini söyledi: “Yapay zekâ sayesinde çalışanın gününden 3 saat kurtardık deniyor. O hâlde soru şu: O 3 saat çalışanın saati mi, patronun saati mi? Çalışan 3 saat daha erken mi evine gidecek? Bunun yararını kime yazıyoruz?”

Kâr kime yazılacak?

Yapay zekânın dünya genelinde tekelleşmesine dikkat çeken Ağırdır, dünyadaki yapay zekâ Ar-Ge harcamalarının yüzde 75-80’inin beş büyük şirket tarafından yapıldığını, bu alana akan yatırımların yüzde 80’inin ise dünyanın en büyük altı fon şirketinden geldiğini hatırlattı.

“Ne yaparsak yapalım, ana ürün o beş şirketin tekelinde mi kalacak? Bilançodaki kâr o altı fon şirketine mi yazılacak, insanlığa mı? Mesele, bu hikâyenin nimetini nasıl paylaşacağımız.”

Ağırdır, hedefi Kapadokya Üniversitesi’nin kurucusu Alev Alatlı’nın sözleriyle “adil bir toplum, bereketli bir ekonomi, ahlaklı ve adaplı bir gündelik hayat” olarak tanımladı.

KOBİ’ler için “makas açılıyor” uyarısı

Ağırdır, 250’den fazla çalışanı olan şirketlerin yapay zekâdan daha fazla verimlilik elde ettiğini, çünkü büyük şirketlerin bu dönüşüme insan, zaman ve para ayırabildiğini söyledi. “Her KOBİ’nin bu imkânı yok. Büyük bir holdingin sağladığı gelişmeyi, ona parça üreten KOBİ’den bekleme imkânımız yok. Herkesin kendi başına yol bulmasını beklemek mümkün değil.”

Bu nedenle yasal düzenlemelere ve merkezi bütçeden kaynak ayrılmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Ağırdır, “Devletin bu alanda eşitliği sağlayabilecek sosyal politikaları olması lazım. Yoksa aradaki makas daha da açılır ve rekabet imkânsızlaşır.” dedi.

Büyük şirketlerin de kendi ekosistemlerinden sorumlu olduğunu belirten Ağırdır, yapay zekâ imkânlarını tedarikçilerine ve bayilerine açmaları gerektiğini söyledi. Konuşmasını, “Türkiye’nin bu fırsatı kullanma potansiyeli var. Yeter ki bunun etrafında ortak bir aklı, ortak politikaları inşa edebilelim ve hayata geçirebilelim.” sözleriyle tamamladı.