WatchGuard: Yapay Zeka Kuruma Nereden Sızıyor?

WatchGuard: Yapay Zeka Kuruma Nereden Sızıyor?
A+
A-

29.10.2026

Çalışanlar yapay zeka ve SaaS araçlarını saniyeler içinde, çoğu zaman BT ekibinin haberi olmadan benimseyebiliyor. WatchGuard, gölge yapay zekanın kurumlara sızdığı üç gizli giriş noktasına dikkat çekiyor. WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, her biri farklı bir yerde iz bırakan bu giriş noktalarının birlikte izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Bütünleşik siber güvenlik alanında faaliyet gösteren WatchGuard Technologies, gölge BT’nin uzun süre bir politika ve kontrol sorunu olarak ele alındığını hatırlatıyor. Onaylanmamış yazılımlar geçmişte, tarama araçlarının yakalayabileceği kurulum veya ağdaki cihaz izleri bırakıyordu. SaaS ve yapay zeka ise bu tabloyu değiştirdi. Çalışanlar artık kurumsal kimliklerini bu araçlara bağlayabiliyor ve güvenlik ekipleri araçların varlığından haberdar olmadan hassas verileri yükleyebiliyor.

WatchGuard 2026 Siber Güvenlik Hijyeni Raporu’na göre çalışanların yüzde 64’ü, iş için onaylanmamış yapay zeka araçları kullandığını belirtiyor. IBM 2026 Veri İhlali Maliyeti Raporu ise gölge yapay zekanın dahil olduğu ihlallerin ortalama maliyetinin 5,39 milyon dolara ulaştığını ortaya koyuyor. Bu rakam, 4,99 milyon dolarlık küresel ortalamanın üzerinde.

Gölge yapay zeka kuruma üç farklı yoldan giriyor

İlk giriş noktası, çalışanların Microsoft veya Google ile oturum açma istemlerini onaylayarak bir yapay zeka ya da üretkenlik uygulamasına e-posta, takvim ve dosya gibi kurumsal kaynaklara erişim izni vermesi. Bu izinler iş ihtiyacı sona erdikten sonra da devam edebiliyor. Saldırganlar, parola çalmak yerine kullanıcıları erişim izni vermeye ikna eden onay kimlik avı (consent phishing) yöntemiyle bu boşluğu istismar ediyor.

İkinci giriş noktasında çalışanlar, tarayıcı üzerinden kişisel hesaplarıyla yapay zeka servislerine giriş yapıyor. Kurumsal kimlik kullanılmadığı için bu faaliyet Microsoft 365 veya Google Workspace kayıtlarında görünmüyor ve hangi verilerin yüklendiği bilinemiyor.

Üçüncü giriş noktasında ise tek kanıt ağ trafiği oluyor. Kurum cihazlarından doğrudan erişilen, herhangi bir uygulama izni ya da kimlik doğrulaması gerektirmeyen servisler yalnızca ağ veya güvenlik duvarı kayıtlarında iz bırakıyor. Bu kayıtlar, sıradan web trafiği arasında gözden kaçabiliyor.

Görünürlük açığını kapatmak için sinyalleri birleştirmek gerekiyor

WatchGuard’a göre tek bir kontrol, bu üç giriş noktasının tamamını yakalayamıyor. Şirket, MSP’lerin açığı kapatabilmesi için üç çözümü bir arada sunuyor.

CloudDR, Microsoft 365, Google Workspace ve desteklenen diğer SaaS platformlarında OAuth ile bağlanan uygulamaları tespit ediyor. Onay kimlik avı girişimleri dahil şüpheli erişimleri işaretliyor ve bir olay yaşanmadan izinleri iptal edebiliyor. FireCloud Total Access, yönetilen cihazlardan ağ telemetrisi toplayarak kullanıcıların hangi platform üzerinden kimlik doğruladığından bağımsız biçimde bulut ve yapay zeka servislerini tespit ediyor. Firebox ise bilinen yapay zeka hedeflerine yapılan bağlantıları belirleyerek inceleme için görünür hale getiriyor.

Bu yetenekler HIPAA, PCI DSS, ISO 27001, GDPR ve SOC 2 gereksinimleriyle eşleşiyor. Bulgular denetime hazır kanıtlara dönüştürülebiliyor.

“Göremediğiniz şeyi yönetemezsiniz”

Birçok olayın bir uygulamaya erişim izni vermek ya da iş cihazında kişisel bir yapay zeka hesabı kullanmak gibi sıradan davranışlarla başladığını belirten WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, şu ifadeleri kullandı:

“Kurumların yapay zekanın benimsenmesini durdurmaya çalışması gerekmiyor. Asıl ihtiyaç, çalışanların hangi uygulamaları kullandığını, bu uygulamaların kuruma nasıl girdiğini ve hangi verilere erişebildiğini sürekli olarak görebilmek. Kimlik, kullanıcı faaliyeti ve ağ trafiğinden gelen sinyalleri birleştiren kurumlar, meşru kullanımı gereksiz risklerden ayırabiliyor ve riske orantılı biçimde hızla müdahale edebiliyor. Göremediğiniz şeyi yönetemezsiniz.”

WatchGuard Technologies hakkında

WatchGuard Technologies, bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir liderdir. Bütünleşik Güvenlik Platformu, yönetilen hizmet sağlayıcıların iş ölçeklerini ve hızlarını artırırken operasyonel verimliliği de yükselten birinci sınıf güvenlik sunmaları için tasarlandı.

Şirket, dünya çapında 250.000’den fazla müşteriyi korumak için 17.000’den fazla güvenlik satıcısı ve servis sağlayıcısı tarafından tercih ediliyor. Ödüllü ürün ve hizmetleri ağ güvenliği ve zekası, gelişmiş uç nokta koruması, çok faktörlü kimlik doğrulama ve güvenli Wi-Fi alanlarını kapsıyor.

WatchGuard’ın güvenlik platformu; kapsamlı güvenlik, paylaşılan bilgi, netlik ve kontrol, operasyonel uyum ve otomasyon olmak üzere beş kritik unsur sunuyor. Şirketin merkezi Seattle, Washington’da bulunuyor; Kuzey Amerika, Avrupa, Asya Pasifik ve Latin Amerika’da ofisleri yer alıyor.

Daha fazla bilgi için: WatchGuard.com. En son tehditler ve bunlarla nasıl başa çıkılacağı hakkında gerçek zamanlı bilgiler için www.secplicity.org adresindeki Secplicity blogu ziyaret edilebilir. 443 – Security Simplified podcast’ine Secplicity.org adresinden veya podcast’lerin bulunduğu platformlardan abone olunabilir.