Avrupa’da her iki kişiden biri, Türkiye’de her beş kişiden biri otomobil sahibi
Avrupa’da otomobil sahipliği yaygınlığını korurken, Türkiye’de bu oran hâlâ görece düşük seviyelerde seyrediyor. VavaCars’ın kamuya açık verilerin analizine dayanarak hazırladığı rapor, ikinci el araçların Türkiye’de yalnızca bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda değerini koruyan bir yatırım unsuru olarak konumlandığını ortaya koyuyor. İkinci el araç fiyatları döviz kurlarındaki dalgalanmalardan etkilenmeye devam etse de, Türkiye’de bu pazar hem günlük mobilite ihtiyacına hem de uzun vadeli değer koruma beklentisine yanıt veriyor.
Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye’de araç sahipliğinin görece düşük seviyede kalması, özellikle ikinci el otomobil pazarında güçlü bir büyüme potansiyeline işaret ediyor. 2024 yılında 1.000 kişiye düşen otomobil sayısı Avrupa ortalamasında 564 iken, Türkiye’de bu rakam 190 olarak kaydedilmişti. 2025 verilerine göre ise Avrupa ortalaması 574’e, Türkiye ortalaması ise 203’e yükseldi. Türkiye’deki artış hızının Avrupa ortalamasından daha yüksek olması, pazarın büyüme potansiyelini destekler nitelikte.
Bu veriler, Avrupa’da neredeyse her iki kişiden birinin otomobil sahibi olduğunu gösterirken, Türkiye’de yaklaşık her beş kişiye bir otomobil düştüğüne işaret ediyor. TÜİK verilerine göre Türkiye’de trafiğe kayıtlı otomobil sayısı 17,4 milyon seviyesinde bulunuyor. Bu sayı, toplam nüfusun yaklaşık yüzde 20’sine ve yetişkin nüfusun yüzde 26’sına karşılık geliyor.
2025 verileri büyüme potansiyelini destekliyor
Makroekonomik sıkılaşma, finansmana erişimdeki zorluklar ve artan maliyetlere rağmen, Türkiye otomotiv pazarı 2025 yılında büyümesini sürdürdü. Yıl boyunca 1,1 milyon adet sıfır, 7,5 milyon adet ikinci el araç satışı gerçekleşti. Sıfır ve ikinci el pazarındaki bu hareketlilik, Türkiye otomotiv pazarındaki talebin kısa vadeli dalgalanmalardan bağımsız olarak yapısal bir zemine oturduğunu gösteriyor.
“Türkiye otomotiv pazarı orta ve uzun vadede büyüme potansiyeline sahip”
VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye’de ikinci el araçlar, çip krizi gibi olağanüstü koşulların yarattığı hızlı değer artışı dönemini geride bırakıyor. Pazar dinamiklerinin daha dengeli ve öngörülebilir bir yapıya kavuşmasıyla birlikte ikinci el araçlar, bugün günlük kullanım ile değer koruma beklentisini bir arada sunan güçlü bir konuma yerleşiyor. Avrupa’ya kıyasla düşük seviyelerde seyreden araç sahipliği ise Türkiye otomotiv pazarında orta ve uzun vadede önemli bir büyüme potansiyeline işaret ediyor. Özellikle ikinci el pazarının, bu potansiyelin hayata geçirilmesinde kilit bir rol üstlendiğini görüyoruz.”