DHL Raporunda Küreselleşme Rekoru

DHL Raporunda Küreselleşme Rekoru
A+
A-

27 Ekim 2026: DHL ve New York Üniversitesi Stern İşletme Fakültesi, DHL Globalization Tracker’ın (DHL Küreselleşme İzleme Raporu) yeni sayısını yayımladı. Rapora göre yapay zekâ altyapısını kurmaya yönelik küresel yarış, gümrük vergilerinin yükseldiği ve jeopolitik çatışmaların yaşandığı bir dönemde dünya ticaretine güçlü bir ivme kazandırdı.

Ticaret, sermaye, bilgi ve insan hareketlerinin uluslararası akışlarını inceleyen rapor, 30 milyondan fazla veri noktasına dayanıyor. Daha önce “DHL Global Connectedness Tracker” adıyla yayımlanan rapor, bu sayısıyla yeni adıyla ilk kez okuyucularla buluşuyor.

Yapay zekâ altyapısı küresel ticareti canlandırıyor

Rapora göre küresel mal ticareti, 2026’nın ilk yarısında Covid salgını sonrası olağanüstü toparlanma dönemi hariç, son 15 yılın diğer tüm yarı yıllarından daha hızlı büyüdü. Bu büyümede, yarı iletkenler ve veri aktarım ekipmanları gibi yapay zekâ altyapısında kullanılan ürünlere yönelik güçlü talep etkili oldu.

Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ve OECD analizlerine göre, yapay zekâ teknolojisini destekleyen malların ticareti, 2025 yılında mal ticaretindeki büyümenin %42’sini oluşturdu. Bu oran 2026’nın ilk çeyreğinde %76’ya yükseldi.

DHL Express CEO’su John Pearson, küresel ticarette şu anda en önemli konunun tarifeler değil, yapay zekâ olduğunu söyledi. Pearson, yapay zekâ sorgularının lojistiğe bağlı olduğunu ve çipler, ağ ekipmanları ile bu teknolojinin arkasındaki diğer ürünlerin doğru zamanda doğru yerde olması gerektiğini belirtti. DHL’in karmaşık tedarik zincirlerinin arkasındaki işletmeleri ve pazarları birbirine bağladığını kaydeden Pearson, inovasyonun yeni ticaret akışları yaratmasıyla şirketin küresel ağının bu akışların sürmesine yardımcı olduğunu ifade etti.

İran savaşı ve gümrük vergilerinin etkisi sınırlı kaldı

İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması önemli ticaret yollarını kesintiye uğrattı. Etkiler belirli bölgelerde yoğunlaşırken, Hürmüz Boğazı’na bağımlı ekonomiler özellikle ağır darbe aldı. 2026’nın ilk beş ayında ticaret hacmi, 2025’in aynı dönemine kıyasla Suudi Arabistan’da %37, Birleşik Arap Emirlikleri’nde ise %7 düştü.

ABD’nin uyguladığı gümrük tarifeleri onlarca yılın en yüksek seviyesine ulaştı ancak küresel etkileri sınırlı kaldı. Bunun nedenleri arasında, ABD’nin son yıllarda dünya ithalatının yalnızca %13’ünü gerçekleştirmesi ve Ağustos 2026 itibarıyla ABD ithalatının yaklaşık yarısının gümrük vergisi artışlarından muaf tutulması yer aldı. Çoğu ülke geniş çaplı misillemeden kaçınırken, alternatif pazarlara erişimi güvence altına almak için yeni ticaret anlaşmalarına yöneldi.

Küresel ticaret için büyüme tahmini yükseldi

Küresel mal ticaretinin 2029 yılına kadar yıllık ortalama %3,4 büyümesi bekleniyor. Bu oran, önceki on yılda kaydedilen %2,7’lik büyümeden daha yüksek.

NYU Stern Yönetimin Geleceği Merkezi’nde DHL Küreselleşme Girişimi Direktörü olan Prof. Steven A. Altman, küresel ticaretin yeni tarifelere ve İran savaşına rağmen büyümesinin yanı sıra, ticarete ilişkin değerlendirmelerin bu gelişmelerden önceki döneme kıyasla güçlenmesinin de dikkat çekici olduğunu belirtti. Altman, yapay zekâ ticaretindeki büyümenin, uzmanlaşmış üreticilerin farklı ülkelerde birlikte çalışmasıyla verimli biçimde sunulabilecek mal ve hizmetlere yönelik talebi ortaya koyduğunu söyledi. Şirketlerin aksaklıklar ve politika değişiklikleri karşısında ticareti sürdürmek için sürekli uyum sağladığını da ifade etti.

Mevcut ticaret tahminleri, 2025-2026 ABD gümrük vergisi artışları ve İran savaşından önce yapılan tahminlere kıyasla daha iyimser. Rapora göre bu durum, son dönemdeki sarsıntıların küresel ekonomi üzerinde beklenenden daha sınırlı etki yarattığını gösteriyor.

Doğu Asya ve Pasifik’te ticaret artışı öne çıktı

2026’nın ilk beş ayında ticaret artışına Doğu Asya ve Pasifik öncülük etti. Bölgenin ticaret değeri, 2025’in aynı dönemine göre %24 arttı. Avrupa %12 ile ikinci, Sahra Altı Afrika ise %11 ile üçüncü sırada yer aldı.

Doğu Asya ve Pasifik’te ticaretin bölge içinde kalan kısmı, 2025’teki %57’den 2026’nın ilk beş ayında %60’a yükseldi. Yapay zekâ patlamasına hizmet eden güçlü Asya tedarik zincirleri bu artışa katkıda bulundu.

ABD ile Çin arasındaki ticarette gerileme yaşandı

ABD ile Çin arasındaki ilişkiler önemli ölçüde zayıfladı ancak bu değişimin küresel etkisi sınırlı kaldı. İki ülke arasındaki ticaret, 2015’teki zirve döneminde dünya ticaretinin %3,5’ini oluştururken, 2026’nın ilk beş ayında bu oran %1,6’ya geriledi. ABD ile Çin arasındaki uluslararası işletme yatırımlarının payı ise %1’in altında kaldı.

ABD’nin yakın müttefikleri Çin ile ekonomik ilişkilerini büyük ölçüde sürdürdü. Rapora göre bu bulgular, ABD ile Çin arasındaki ayrışmanın dünya ekonomisini rakip bloklara böldüğü yönündeki görüşe meydan okuyor.

Doğrudan ticaret verileri, ABD’nin Çin’e olan bağımlılığını olduğundan daha az gösteriyor olabilir. Üçüncü ülkelerden ABD’ye ithal edilen mallar giderek daha fazla Çin menşeli malzeme ve parça içeriyor. Bu dolaylı ithalatlar hesaba katıldığında, verilerin mevcut olduğu en son yıl olan 2024’e kadar ABD’nin Çin’e olan bağımlılığı yalnızca hafif ölçüde azaldı.

Küreselleşme %25,8 ile rekor seviyeye ulaştı

Rapor, uluslararası ticaret, sermaye, bilgi ve insan akışlarını temel alarak küreselleşmenin genel gelişimini de inceliyor. Ölçümde kullanılan ölçek, %0’ı sınır ötesi akışın olmadığı; %100’ü ise sınırların ve mesafenin hiçbir etkisinin bulunmadığı düzey olarak tanımlıyor.

Küreselleşme, kısmen yapay zekâyla ilgili ticaret ve yatırımların da desteğiyle 2025 yılında %25,8’lik rekor seviyeye ulaştı. Dört akış kategorisinin tamamı bu sonuca katkıda bulundu. En küreselleşmiş akış türü bilgi olurken, onu sermaye ve ticaret izledi; insan akışları ise en az küreselleşmiş alan olmayı sürdürdü.

DHL Globalization Tracker hakkında

DHL Globalization Tracker, küreselleşme ve küresel ticarete ilişkin düzenli güncellemeler sunan kısa bir rapor ve interaktif web sitesi niteliği taşıyor. 2011’den bu yana düzenli olarak yayımlanan DHL Küreselleşme Raporu’nu tamamlıyor. Kamu, özel sektör ve akademi alanlarındaki 25’ten fazla kaynaktan derlenen rapor, uluslararası ticaret, sermaye, bilgi ve insan akışlarına ilişkin 30 milyondan fazla veri noktasını analiz ediyor.

Tracker, kullanıcıların bölgelere, jeopolitik gruplara ve ülkelere göre eğilimleri inceleyebildiği etkileşimli çevrimiçi grafikler sunuyor. Verilerin ve grafiklerin çevrimdışı kullanım için indirilmesini de destekliyor.

DHL tarafından hazırlatılan DHL Globalization Tracker’ı, New York Üniversitesi Stern İşletme Fakültesi’nden Prof. Steven A. Altman ve Caroline R. Bastian kaleme aldı. DHL Globalization Tracker ve DHL Globalization Report, daha önce “DHL Global Connectedness Tracker” ve “DHL Global Connectedness Report” adlarıyla yayımlanıyordu. Yeni adlar araştırmanın odağını daha doğrudan yansıtıyor; kapsam ve temel yaklaşım değişmediği için önceki sayılarla süreklilik korunuyor.

Rapordaki temel bulgular

Şirketler tedarik zincirlerini yeniden tasarlamalı mı?

Rapor, iş dünyasındaki karar vericilere uluslararası bağlantının avantajlarından vazgeçmeden aksaklıklara hazırlıklı olmalarını öneriyor. Belirli ekonomiler, sektörler veya ticaret yolları önemli risklerle karşılaşabilse de genel olarak küresel akışlar güçlü seyrini sürdürüyor.

Üretimin başka bir yere taşınması gibi kararların, tedarik zinciri dayanıklılığı ile küresel erişim ve pazarlara girişin sağladığı avantajlar arasında denge kurması gerekiyor. Rakipleri küresel ölçekte faaliyet göstermeyi sürdürürken uluslararası pazarlardan çekilen şirketler, rekabet güçlerini zayıflatma riskiyle karşı karşıya kalabilir.

DHL Group hakkında

DHL Group, dünyanın lider lojistik şirketi olarak insanları ve pazarları birbirine bağlıyor, küresel ticareti kolaylaştırıyor. Grup, dünya genelinde müşteriler, çalışanlar ve yatırımcılar için tercih edilen şirket olmayı ve yeşil lojistik alanında öncü konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda kârlı ana lojistik faaliyetlerinde ve Grup büyüme girişimlerinde sürdürülebilir büyümeyi hızlandırmaya odaklanıyor.

DHL Group bünyesinde iki marka bulunuyor. DHL; kargo, ekspres, yük taşımacılığı, tedarik zinciri yönetimi hizmetleri ve e-ticaret lojistik çözümleri sunuyor. Deutsche Post ise Avrupa’nın en büyük posta hizmeti sağlayıcısı ve Alman posta pazarının lideri. DHL Group, dünya genelinde 220’den fazla ülke ve bölgede yaklaşık 584.000 çalışan istihdam ediyor. Grup, 2025 yılında yaklaşık 82,9 milyar Euro gelir elde etti.

NYU Stern School of Business hakkında

Greenwich Village’da bulunan New York Üniversitesi Stern School of Business, Amerika Birleşik Devletleri’nin önde gelen yönetim eğitimi okullarından ve araştırma merkezlerinden biri. NYU Stern, dünyanın iş başkentlerinden birinin dinamizmi ve kaynaklarıyla desteklenen lisans, lisansüstü ve yönetici düzeyinde programlar sunuyor. Okul, üyelerini hızla dönüşen bir dünyada değişimi kucaklamaya ve değişime öncülük etmeye teşvik eden bir topluluk oluşturmayı amaçlıyor.