Kapadokya Üniversitesi Türkiye Yapay Zekâ Geleceğini Masaya Yatırdı
Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki durumu ve geleceği, Kapadokya Üniversitesi‘nin öncülüğünde bu yıl üçüncüsü düzenlenen Ulusal Yapay Zekâ Buluşması‘nda ele alındı. Etkinlik, 15-16 Ekim tarihlerinde üniversitenin Ürgüp’teki Fabrika Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi.
100’ü aşkın konuşmacı ve katkı verenin yer aldığı, 600’e yakın katılımcının izlediği iki günlük programda Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki durumu ve geleceği masaya yatırıldı. Buluşma, önümüzdeki döneme ilişkin öncelikleri özetleyen ortak çağrı metninin yayımlanmasıyla sona erdi.

Çok Kapsayıcı Bir Ekosistem
Türkiye’de ve dünyada çalışan Türk teknoloji liderleri ile yapay zekâ uzmanları, ondan fazla panel ve yan oturumda yapay zekânın ekonomik değerden iş gücüne, güvenilirlikten ulusal yol haritasına uzanan farklı boyutlarını tartıştı. Akademi, kamu, iş dünyası, girişimciler ve öğrenciler bir araya geldi.
Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, buluşmanın bu yılki farklılıklarının başında katılımın geldiğini belirtti: “Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından Türk teknoloji liderleri ve yapay zekâ uzmanları burada buluştu. Akademiden ve reel sektörün içinden isimler, milyar dolar eşiğine yürüyen girişimciler vardı. Türkiye’nin en büyük holdinglerinden start-up’lara kadar çok kapsayıcı bir ekosistemi burada bir araya getirmeyi başardık.”
Buluşmada Öne Çıkan Başlıklar
İki gün süren oturumlarda öne çıkan başlıklar şunlar oldu:
Kullanım biçimi belirleyici olacak: Sanayide ve hizmet sektöründe verimliliğin artırılması, daha hızlı ve daha doğru karar alınması ile eğitimin dönüşümü yapay zekânın nasıl kullanılacağıyla şekillenecek.
Rekabette yeni bir denge: Yapay zekâ, farklı büyüklükteki işletmeler arasındaki rekabeti kolaylaştırabilir. Doğru kullanıldığında KOBİ’lerin ve Anadolu’daki üreticilerin büyük ölçekli işletmelerle aynı sahada yer alabilmesinin önünü açıyor.
Korku değil dönüşüm: Yapay zekânın meslekleri bitireceği korkusu yerine, meslekleri nasıl dönüştürdüğü konuşulmalı. İş gücünün yeni beceriler kazanması ve yetkinliklerin dönüşümü tartışmanın merkezinde yer alıyor.
Zaman ve bütçe: Yapay zekânın iş gücüne ve sektörlere gerçek katkı sağlaması için kurumların bu alana zaman ve bütçe ayırması gerekiyor.
Dönüşümün kilit aktörü gençler: Yapay zekâ dönüşümünde en kritik oyuncular gençler. Bu nedenle buluşmada gençlerin üretimlerine ve fikirlerine geniş yer verildi.
Panellerde Yapay Zekânın Tüm Boyutları
Buluşma, “Türkiye Yapay Zekâ ile Ekonomik Değeri Nasıl Büyütür?” başlıklı açılış paneliyle başladı. Bu panelde Türkiye’nin yapay zekâ haritası, uygulama-ürün-ihracat zinciri ile kamu, regülasyon ve veri erişimi konuları ele alındı.
Finans, sağlık, sanayi ve kamudan gerçek uygulamaların vaka örnekleri üzerinden yapay zekânın Türkiye’de hangi alanlarda katma değer ürettiği tartışıldı. Nelerin işe yaradığı, projelerin neden büyüdüğü ya da büyüyemediği masaya yatırıldı.
“Modelden Pazara” başlıklı panelde yapay zekâda ürünleştirme ve ticarileşmenin önündeki engeller, üniversite ile ürün arasındaki kopukluk ve kamu ihalelerindeki risk algısı konuşuldu. Türkiye’den küresel ölçekte yapay zekâ uygulamalarının nasıl çıkabileceği, girişimcilik ve yatırımcı perspektifiyle değerlendirildi.
İnsan kaynağına ayrılan oturumlarda, Türkiye’de yapay zekâ bilen insan kaynağı bulunmasına karşın neden yeterince ürün çıkmadığı sorusu ele alındı. Üniversitelerin bilgi aktaran yapıdan değer üreten ekosisteme dönüşümü, mezunların değişen iş dünyasına hazırlanması ve bilginin laboratuvardan ürüne, üründen pazara taşınması tartışıldı.
Üniversite ve özel sektörün yapay zekâ Ar-Ge’sine birlikte nasıl yön verebileceği ortak proje, veri ve insan kaynağı ekseninde değerlendirildi.
“Belirsizlik Çağında Türkiye İçin Fırsatlar” panelinde yapay zekânın meslekler ve istihdam yapısı üzerindeki etkisi, verimlilik artışı ile istihdam arasındaki denge ve geçiş dönemi destek mekanizmaları ele alındı.
“Güvenilir Yapay Zekâ” panelinde ise veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması, algoritmik şeffaflık ve hesap verebilirlik, insan denetimi ve inovasyonu destekleyen etik ve hukuki çerçeve konuşuldu.
Buluşma, “Türkiye’nin Yapay Zekâ Entegrasyonu İçin Stratejik Yol Haritası” paneliyle tamamlandı. Bu panelde Türkiye’nin yapay zekâ ekosistemindeki konumu, veri, altyapı, insan kaynağı ve yatırım öncelikleri ile kısa, orta ve uzun vadeli ulusal hedefler değerlendirildi.
Demo Day ve Yarışmalar
Etkinlik kapsamında düzenlenen Demo Day‘de yapay zekâ tabanlı projeler geliştiren start-up’lar projelerini jüriye sundu ve Ar-Ge çalışmalarını anlattı. Yarışmada dereceye giren ilk üç girişime ödülleri Amazon Web Services (AWS) tarafından verildi.
Bu yılın yeniliklerinden biri de lise öğrencileri arası ve üniversite öğrencileri arası poster yarışmaları oldu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen liseler arası yarışmaya ülkenin doğusundan batısına geniş bir katılım sağlandı.
Rektör Karasar, gençlerin katılımını şöyle değerlendirdi: “Liseler arası yarışmada ülkemizle gurur duyduk. Gördük ki lise gençliği şu anki üniversite gençliğini geçecek; üniversite gençliği ise bizim kuşağımızı çoktan geçmiş durumda. Siyaset bilimcilerin ‘belirsizlikler çağı’ olarak adlandırdığı, öngörülemeyen bir dönemdeyiz; ama Türk genci kendini bu çağa hazırlamış, bizim kuşağımızdan çok daha hazır. Gençlerimizin fikirleri bizler için gerçekten yol gösterici oldu.”
Ortak Çağrı Metni ve Gelecek Planları
Buluşmanın sonunda, iki günün değerlendirmelerini özetleyen ortak çağrı metni yayımlandı. Karasar, metni şöyle tanımladı: “Ortak çağrı metni, buluşmaya katılan 600’e yakın katılımcının fikirlerini, tespit edilen eksik alanları ve önümüzdeki dönemde nelere ihtiyacımız olduğunu özetliyor. Politika belgesi niteliğindeki bu metin yalnızca kamuya ve devlete değil; özel sektöre, girişim kurmayı düşünenlere ve önümüzdeki yıllarda yapay zekâ alanında çalışmayı planlayan herkese bir yol haritası sunuyor.”
Buluşmanın gelecek yıllarda da süreceğini belirten Karasar, “Önümüzdeki yıllarda devamını sağlayacağız, yeniliklerle geleceğiz” dedi.